Haziran 09, 2011

Seçmeceler

Merhaba,

Uzun süre oldu bir şeyler yazmayalı. Malum vizeler, finaller, projeler, ödevler derken vakit bulmak bi hayli zordu bir hafta öncesine kadar.

12 Haziran 2011 Pazar günü gerçekleşecek olan genel seçimlerin son 2 aydır ülkeye verdiği rahatsızlık göz ardı edilecek cinsten değil.

Televizyonlarda başlayan propoganda hareketleri son bir ay caddelere, sokaklara, meydanlara taşındı. Öyle ki hemen her gün bir il de mitingler düzenlendi, otobüs dolusu insan da mitingden mitinge taşındı. Mitingler kalabalık gösterildi.

Yeni yapılan tüm inşaatların üzerine asılan parti bayrakları ve flamaları da; yine seçim öncesi "yağımı süreyim de sonra yerim ekmeğimi" klişesini yaşattı.(Seçim öncesi var olan 3 kat seçim sonrası olur 5 kat)

Parti başkanlarının fotoğrafları ve logolarıyla kaplanan otobüsler, kamyonetler, minibüsler de acayip sözlere sahip türkümsü şarkılarıyla sokak sokak gezip hepimizin başını da bir güzel ağrıttı. O da yetmezmiş gibi (yalı sahiplerini etkilemek olsa gerek) boğazı da işgal eden parti tekneleri ortaya çıktı.

Hmm.. Aklıma gelen son oy seferberlik örneği de cemaatlerden; tek tek herkes telefonla arandı ve X partisine oy verilmesi için ikna edilmeye çalışıldı.

Şimdi Allahaşkına, bir seçim döneminde de tüm bunların olmadığını varsayalım. Yani hiç bir parti reklamı ve ya propogandası olmasın. O zaman oluşacak oy oranlarındaki değişimin büyüklüğünü çok merak ediyorum. Ne değişecek? Tüm bu saçmalıklara inanıp beyinleri yıkanan insan var mı yahu? Sokak sokak gezen parti aracından çıkan saçma salak türkülerden etkilenip "oyum Y ye" bu sene diyen vatandaşım nerede? E hadi bilinçaltına etki etmeye çalışıyorlar diyelim, o da böyle yapılmaz ki!

Aklı başında insan oturur, bir düşünür; yahu X, Y, Z partisi bundan önce neler yaptı? Bundan sonra yapacakları neler olabilir? Benden ne aldı, bana ne verdi? Onun bunun talimatıyla, efendime sölim sokaklarda en çok gördüğü parti bayrağıyla, mensubu olduğu diniyle, konuştuğu diliyle, vs olacak işler değil bunlar...

He bir de; her başa gelen eşine dostuna tabiki kolaylıklar sağlayacak, bir iki kat çıkmasına izin verecek, alım gücünü arttıracak, cipe binmesini sağlayacak... Bunlar normal şeyler... Sen şimdi doktor olacaksın da muayenehane kapına gelen dayını bekletip en son içeri alacaksın, yaf bi git allahasen!

Son bir şey daha, ben Türkiye nin seçim muhabbetini asla ulusal görmüyorum. Tamamen uluslararası bir etkinin altında olduğu kanısındayım. Yani bu seçim 70 milyonun (hiç artmayan) değil dünyanın seçimidir. her şey de gözüktüğü kadar basit değil....



4 yorum:

  1. Yorumlarınızın dar bir bakış açısıyla yazıldığını görüyorum. Stratejik olarak, yani 5-10 yıl sonrayı etkileyen bir seçim olduğu için görüşleriniz sığ kalmış. Örneğin yeni anayasanın yapılacağını belirleyen bir meclis stratejik bir meclistir.
    Ayrıca,
    "Cemaatler" kelimesi ile ne tür bir oluşum kastediliyor?
    Namaz kılan herhangi bir grup bu kategoriye girer mi? girerse bu analitik olur mu?

    YanıtlaSil
  2. seni seviyorum selami:) bana gore bir liderin izinden gitmek de insani siglastirir, tabi koruyabilirse kendini ne ala.. hayir ben ornegini yasiyorum da o yuzden ;)

    YanıtlaSil
  3. he bir de yazi da yuzde 99 oranla partilerin reklam kampanyalarini elestirdim, amac farkliyken kendi rahatsiz oldugun konuya cekmen de bence yaziyi okurken gostermis oldugun sigliktan kaynakli. :)

    YanıtlaSil
  4. ulan ben olduğumu nerden anladın mailim görünüyodu dimi kapalı sanıyodum işleticektim seni:))
    yorumunu da daha yeni gördüm ha, mailime gelir diye bekliyordum. öylesine bakayım dedim yeni gördüm.
    Hadi ben sığım, sen de fena pasifsin hafız, günlük yaşamdaki hareketliliğini ve renkliliğini bloguna yansıtmayacaksan niye var bu blog kardeşim!

    YanıtlaSil